Bakır yaşamın devam edebilmesi için gerekli olan bir eser mineraldir. Bu element bütün dokularda bulunurken, kırmızı kan hücrelerinin, sinir hücrelerinin oluşması ve bağışıklık sisteminin sağlıklı kalması için oldukça önemlidir. Aynı zamanda vücudun kolajen üretmesi, besinlerden gelen demiri emebilmesi için gerekliyken, enerji üretiminde de rol oynar. Bakır, insan beslenmesinde önemli yere sahip olan bir eser elementtir.

 

Vücutta düşük seviyelerde bulunması nötropeniye neden olabilir. Nötropeni, enfeksiyonlarla savaşan bağışıklık sistemi olan beyaz kan hücrelerinde düşüş olarak tanımlanmaktadır. Düşük beyaz kan hücresi seviyelerine sahip bireylerde enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riski daha yüksektir. İmmünstimülan özelliğiyle gebelik döneminde bağışıklığı desteklemek amacıyla kullanılır.

 

Bakır, vücudumuzun büyük yapısal elemanları olan kolajen ve elastinin üretiminde çok büyük bir rol oynamaktadır. Araştırmacılar, bakırın antioksidan etkisinin olabileceğini bu yüzden diğer antioksidanlarla birlikte cildin yaşlanmasını önleyebileceğini öne sürmektedir. Yeterli bakır alımı gerçekleşmediğinde, vücut hasarlı bağ dokuyu onarak kolajen üretimini gerçekleştiremez. Bu gibi durumlarda, özellikle eklem rahatsızlıklarıyla karşı karşıya kalınabilir.

 

Bakır eksikliği tanısı konmuş bireylerin tedavisinde asıl amaç kandaki bakır seviyesini arttırmaktır. Bakırın ince bağırsaktan emilimi oranı ise alım düzeyiyle alakalıdır. Örnek verecek olursak günlük 1 mg bakır aldığımızda bu bakırın %50’si, 5 mg bakır aldığımızda ise bu bakırın %20’si emilmektedir.

 

EKSİKLİĞİ

 

Bakır eksikliği durumunda vücut da birçok metabolik faaliyet aksamaktadır çünkü bakır elementi insan vücudunda pek çok işleve sahiptir.

 

Bakırın görevlerinden kısaca bahsedecek olursak;

 

İskelet sisteminin gelişiminde, Yaraların iyileşmesi ve dokuların büyümesinde, Sinir sistemimizde myelinin sabit tutulmasında, Hemoglobin sentezinde, Melanin oluşumunda, Fosfolipidlerin sentezinde görev almaktadır. Yorgunluk-halsizlik, Bebek ve çocuklarda büyüme geriliği, Saçlarda ve deride pigmentasyon bozukluğu, Anormal kemik gelişimi, Enfeksiyonlara karşı direnç azlığı, Damar bozuklukları, Solunum yolları enfeksiyonu sıklığında artış görülebilir.